TCK m. 129/2'ye göre, hakaret suçunun 'kasten yaralama suçuna tepki olarak' işlenmesi halinde faile ceza verilmemesi, hukuki olarak nasıl bir kurumdur ve neden TCK m. 129/1'deki haksız tahrik indiriminden daha farklı bir sonuç öngörülmüştür?
TCK m. 129/2'de düzenlenen bu durum, özel bir 'cezasızlık sebebi'dir. Bu hüküm, TCK m. 129/1'deki genel haksız tahrik düzenlemesinden daha özel ve lehe bir sonuç öngörür. Hukuki temel, kanun koyucunun, bir kişinin vücut bütünlüğüne yönelik haksız bir saldırı olan 'kasten yaralama' fiiline maruz kalmasının, kişide çok daha yoğun bir öfke ve elem yaratacağını ve bu ruh haliyle söylenen hakaret sözlerinin kusurluluğunu tamamen ortadan kaldıracak düzeyde mazur görülebileceğini kabul etmesidir. TCK m. 129/1'deki haksız tahrik, kusurluluğu azaltan bir neden olarak cezada indirim yapılmasını veya ceza vermekten vazgeçilmesini mahkemenin takdirine bırakırken; TCK m. 129/2, kasten yaralama gibi ağır bir haksız fiile karşı gösterilen tepkisel hakarette, kusurun kalmadığını varsayarak mahkemeye takdir hakkı tanımaksızın faile 'ceza verilmez' hükmünü getirmiştir. Bu, eylemin hukuka aykırılığını değil, failin kusurluluğunu ortadan kaldıran şahsi bir cezasızlık sebebidir.