Hakaret suçunun (TCK m. 125) 'ileti yoluyla' işlenmesi (m. 125/2) durumunda, failin kastının hangi yönde olması gerekir? İletinin tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmesi durumunda bu fıkra uygulanır mı?
TCK m. 125/2'de düzenlenen ileti yoluyla hakaret (mektup, telefon, mesaj vb.), hukuken 'huzurda hakaret' gibi kabul edilir. Bu fıkranın uygulanabilmesi için failin 'iletme kastı' ile hareket etmesi gerekir. Yani failin, gönderdiği iletinin doğrudan mağduru hedef aldığını bilmesi ve bu hakaretin mağdur tarafından öğrenilmesini istemesi (doğrudan kast) zorunludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 03.05.2023 tarihli, 2021/10146 E. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Kararda 'sanığın ... doğrudan katılanı muhatap alması ve iletme kastıyla hareket etmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği' belirtilmiştir. Eğer ileti, mağdurdan başka bir kişiye gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmişse, failin mağdurun öğrenmesine yönelik bir kastı olmadığından, huzurda hakaret (m. 125/2) oluşmaz. Bu durumda, eğer diğer şartları (en az 3 kişiyle ihtilat) varsa, gıyapta hakaret (m. 125/1) söz konusu olabilir.