Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/9–167 E., 2012/225 K. sayılı kararında, duruşma tutanağındaki imza eksikliğinin bozma nedeni sayılmamasında, 'nispi hukuka aykırılık' ve 'esasa etki' kavramları nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60359

YCGK'nın ilgili kararında, ceza muhakemesi hukukundaki hukuka aykırılıkların ikiye ayrıldığı ilkesi temel alınmıştır: mutlak hukuka aykırılıklar (mutlak temyiz/bozma nedenleri) ve nispi hukuka aykırılıklar (nispi temyiz/bozma nedenleri). CMK m. 289'da (eski CMUK m. 308) sayılan haller (mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, savunma hakkının kısıtlanması vb.) mutlak bozma nedenidir ve varlıkları halinde hükmün esasına etki edip etmediklerine bakılmaksızın bozma kararı verilir. Bunların dışındaki usul hataları ise 'nispi hukuka aykırılık' olarak kabul edilir. Nispi hukuka aykırılıkların bozma nedeni olabilmesi için, 'hükmün esasına etki etmiş' olmaları gerekir. Karara konu olayda, zabıt katibinin imzasının eksik olması, CMK m. 289'da sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Kurul, bu eksikliğin hâkimler tarafından imzalanmış olması, gerekçeli kararın tutanakla uyumlu olması ve tutanağın içeriğine bir itiraz olmaması gibi nedenlerle hükmün esasına etki etmediği ve tutanağın güvenilirliğini sarsmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle, 'esasa etkili olmayan' bu 'nispi hukuka aykırılık' hali, yargılamanın uzatılmasına neden olmamak adına bir bozma sebebi olarak görülmemiştir.