Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/1-392 E. sayılı kararında, duruşma tutanağının başlık kısmında yazan üye hakim ile tutanağı imzalayan üye hakimin farklı olması durumu ele alınmıştır. Kurul, bu durumu neden bir bozma nedeni olarak görmemiştir ve bu karar Yargıtay'ın usuli hatalara yaklaşımında hangi ilkeyi ön plana çıkarmaktadır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ilgili kararda (2011/1-392 E., 2012/133 K.), duruşma tutanağı başlığındaki isim ile imzanın farklı olmasını bir bozma nedeni olarak görmemiştir. Bunun temel nedeni, bu durumun bir 'sehven yazım hatası' olarak kabul edilmesidir. Kurul, gerekçesinde; aynı oturuma ait tutanağın alt kısmında, gerekçeli kararın başlığında ve sonunda doğru hakimin (imzayı atan hakimin) sicil ve isminin yer alması ve kararın tüm sayfalarının bu hakim tarafından imzalanmış olmasını dikkate almıştır. Bu durum, başlığa yanlış ismin yazılmasının maddi bir hatadan ibaret olduğunu ve duruşmaya kimin katıldığı konusunda bir tereddüt yaratmadığını göstermektedir. Bu karar, Yargıtay'ın usuli hatalara yaklaşımında 'esasa etki' ve 'adaletin süratle tecellisi' ilkelerini ön plana çıkardığını göstermektedir. 1412 sayılı CYUY m. 308'de (yeni CMK m. 289) sayılan mutlak hukuka aykırılık halleri dışında kalan ve hükmün esasına etki etmeyen, düzeltilebilir nitelikteki bu tür nispi hukuka aykırılıklar, yargılamanın uzamasına neden olmamak için bozma nedeni sayılmamaktadır. Duruşmaya katılan hakim konusunda bir belirsizlik veya çelişki olmadığı sürece, bu tür bir yazım hatası esasa etkili görülmemiştir.