5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 109 ve ilgili Tüzük hükümleri, kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde nasıl bir usul öngörmektedir? Mahkemenin hükümde, ödenmeyen bu cezanın hapse çevrileceğini ihtar etmesi Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60343

5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Tüzüğün 51. maddesi, kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezasının infazı için özel bir usul öngörür. Bu usule göre, ceza kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcısı hükümlüye 30 gün içinde ödeme yapması için bir ödeme emri tebliğ eder. Hükümlü bu süre içinde ödeme yapmazsa veya taksitlendirilmişse taksitini ödemezse, durum mahkemeye bildirilir. Hükmü veren mahkeme, seçenek yaptırım olan para cezasının yerine, asıl ceza olan 'kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına' karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu süreç, infaz aşamasında ve mahkemenin yeni bir kararıyla işler. Bu nedenle, ilk hükmü veren mahkemenin, kararında 'ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğini' ihtar etmesi, Yargıtay tarafından 'infaz yetkisini kısıtlayıcı' bir ifade olarak görülmekte ve hukuka aykırı bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2015/1700 E. sayılı ve Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/2160 E. sayılı kararlarında bu durum bir bozma (veya düzeltilerek onama) nedeni sayılmıştır. Çünkü bu, hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığı ve infaza karar verecek mahkemenin yetki alanına giren bir husustur.