TCK m. 329, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamayı suç olarak düzenlemektedir. Bu suçun işlenmesinde 'basın özgürlüğü' bir hukuka uygunluk nedeni olarak ileri sürülebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60331

Hayır, 'basın özgürlüğü' veya daha geniş anlamda 'ifade özgürlüğü', TCK m. 329'da tanımlanan suçu işlemek için mutlak bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemez. Sağlanan metindeki analize göre, her ne kadar basın ve ifade özgürlüğü temel bir hak olsa da, bu hak sınırsız değildir. Haklar dengesi ve korunan hukuki yararın önemi dikkate alındığında, devletin güvenliği veya temel siyasal yararları gibi üstün bir hukuki değeri korumak amacıyla bu özgürlüklere sınırlama getirilebilir. TCK m. 329, tam olarak bu dengeyi kurmayı amaçlar. Devlet sırrı niteliğini taşıyan ve bu özelliğini kaybetmemiş bir bilginin, konusu suç teşkil etmediği sürece, hukuka aykırı olarak açıklanması, failin basın mensubu olup olmamasından bağımsız olarak suç teşkil eder. Burada mesele, haber kaynağının gizliliği değil, bizzat devlet sırrının içeriğinin ifşa edilmesidir. Dolayısıyla, bir bilginin 'devlet sırrı' olduğu tespit edildiğinde, bunun açıklanması basın özgürlüğü kapsamında meşru görülemez.