TCK m. 4 uyarınca 'ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi, kişinin işlediği fiilin haksızlık içeriğini bilmemesi durumunda (haksızlık yanılgısı) nasıl uygulanır? TCK m. 30/4 bu konuda nasıl bir düzenleme getirmiştir?
TCK m. 4'teki 'kanunları bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi, kişinin işlediği fiilin kanunda suç olarak tanımlandığını bilme zorunluluğunu ifade eder ve kural olarak ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak bu ilke, 'haksızlık yanılgısı' veya 'yasak hatası' olarak bilinen durumla karıştırılmamalıdır. Haksızlık yanılgısı, TCK m. 30/4'te özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda 'kaçınılmaz bir hataya' düşen kişi, kusurlu sayılmaz ve cezalandırılmaz. Burada aranan, fiilin kanunda suç olduğunu bilmek değil, fiilin hukuken meşru olmayan, haksız bir davranış olduğunu bilmektir. Hatanın 'kaçınılmaz' olup olmadığı, kişinin bilgi düzeyi, eğitimi, sosyal ve kültürel çevresi gibi sübjektif koşullar dikkate alınarak belirlenir. Eğer hata kaçınılabilir nitelikte ise, kişi kusurlu sayılır ancak bu durum temel cezanın belirlenmesinde bir indirim nedeni olarak dikkate alınır. Dolayısıyla, TCK m. 4 mutlak bir ilke olmayıp, TCK m. 30/4'te düzenlenen ve kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan haksızlık yanılgısı ile birlikte değerlendirilmelidir.