TCK m. 328'de düzenlenen siyasal veya askeri casusluk suçunun oluşabilmesi için, failin temin ettiği devlet sırrını 'yabancı bir devlet' yararına temin etmesi zorunlu bir unsur mudur? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 18.06.2014 tarihli kararı ile bu karara yönelik eleştirileri analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60326

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 18.06.2014 tarihli, 2014/4290 E. ve 2014/7360 K. sayılı kararında, TCK m. 328'deki casusluk suçunun oluşumu için, suçun 'yabancı bir devlet yararına' işlenmesi ve hatta lehine casusluk yapılan devlet ile fail arasında bir 'anlaşma' bulunması gerektiğini belirtmiştir. Daire, bu sonuca maddenin gerekçesindeki ifadelere ve eski Askeri Yargıtay kararlarına dayanarak ulaşmıştır. Ancak bu yorum, sağlanan metinde de eleştirildiği gibi, tartışmalıdır. Eleştirinin temel noktası 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesidir. TCK m. 328'in metninde 'yabancı bir devlet yararına' veya 'anlaşma' gibi bir unsur yer almamaktadır. Maddede aranan özel kast 'siyasal veya askeri casusluk maksadıyla' hareket etmektir. Kanun metninde olmayan bir unsurun, gerekçeden veya eski kararlardan yola çıkılarak yorum yoluyla suça dahil edilmesi kanunilik ilkesine aykırıdır. Bu eleştirel yaklaşıma göre, casusluk suçu sadece bir yabancı devlet lehine değil, aynı zamanda bir terör örgütü, uluslararası bir yapı veya hatta bir şirket lehine de işlenebilir. TCK m. 328'in lafzı, bu geniş yorumu destekler niteliktedir.