Bir sanık hakkında hem hapisten çevrilen adli para cezası hem de doğrudan hükmedilen adli para cezası bulunuyorsa, bu cezaların toplanarak tek bir adli para cezası olarak hükmedilmesi TCK sistematiğine uygun mudur? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/3196 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Hayır, bu tür cezaların toplanması 5237 sayılı TCK sistematiğine uygun değildir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/3196 E., 2015/23695 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaına (toplanmasına) ilişkin genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Hapisten çevrilen adli para cezası (TCK m. 50) ile doğrudan hükmedilen adli para cezası (TCK m. 52) farklı hukuki niteliklere ve infaz rejimlerine sahiptir. Özellikle ödenmemeleri halinde doğuracakları sonuçlar farklıdır (bkz. 5275 sayılı Kanun m. 106 ve 109). Bu nedenle, mahkemenin bu iki farklı türdeki adli para cezasını toplayarak tek bir sonuç ceza belirlemesi, hem kanuni dayanaktan yoksundur hem de infazda karışıklığa yol açacağından hukuka aykırıdır. Mahkemenin her bir cezayı ayrı ayrı hüküm altına alması gerekir. Bu tür bir hata, Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilmektedir.