8. Yargı Paketi ile CMK m. 231/5'e eklenen 'müsadereye ilişkin hükümler hariç' ifadesi, HAGB kararı ile birlikte verilen müsadere kararlarının infazını nasıl etkilemektedir? Bu düzenlemenin mülkiyet hakkı ve masumiyet karinesi açısından doğurabileceği potansiyel sorunları tartışınız.
8. Yargı Paketi ile CMK m. 231/5'e eklenen bu ifade, HAGB kararı verildiğinde, hükümle birlikte kararlaştırılan müsadere kararının, hükmün açıklanması beklenmeksizin derhal infaz edilebileceği anlamına gelmektedir. Daha önceki düzenlemede bu konuda bir açıklık yoktu. Ancak bu yeni düzenleme, ciddi hukuki sorunlar barındırmaktadır. HAGB, sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayan ve denetim süresi sonunda davanın düşmesiyle sonuçlanabilen bir kurumdur. Henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet ve suçluluk tespiti olmadan, sanığın mülkiyetindeki bir eşyaya (suçun konusuna veya suçtan elde edilen gelire) el konulması, Anayasa m. 35 ile korunan mülkiyet hakkına ve İHAS m. 6/2 ile güvence altına alınan masumiyet/suçsuzluk karinesine aykırılık teşkil etme potansiyeli taşır. Sanığın denetim süresini başarıyla tamamlayıp hakkında düşme kararı verildiği bir senaryoda, müsadere edilen eşyanın iadesi ve uğranılan zararın tazmini gibi ek sorunlar ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, müsadere gibi mülkiyete yönelik ağır bir müdahalenin, ancak hükmün açıklanıp kesinleşmesinden sonra uygulanması bu anayasal ilkelerle daha uyumlu olurdu.