Bir hukuk davasında, taraflardan birinin avukatı olmamasına rağmen, davalı vekili olarak hareket eden ve mahkemeyi yanıltıcı beyanlarda bulunan bir kişiye karşı, davacı vekilinin 'sahtekarlık yapıyorsun' demesi hakaret suçunu oluşturur mu? Bu ifade TCK m. 128 (İddia ve Savunma Dokunulmazlığı) kapsamında değerlendirilebilir mi?
Bu tür bir ifade, somut olayın koşullarına göre TCK m. 128'deki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalabilir ve hakaret suçunu oluşturmayabilir. TCK m. 128, yargı mercileri önündeki iddia ve savunmaların, uyuşmazlıkla bağlantılı olması ve somut vakıalara dayanması koşuluyla cezalandırılmayacağını düzenler. Sorudaki senaryoda, karşı tarafın vekil olmamasına rağmen vekil gibi hareket etmesi ve mahkemeyi yanıltıcı beyanlarda bulunması 'somut bir vakıa'dır. 'Sahtekarlık yapıyorsun' ifadesi, bu somut ve haksız eyleme yönelik bir tepki ve olumsuz bir değerlendirmedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/3949 E. sayılı kararındaki mantık burada da uygulanabilir. İfade, kaba ve rahatsız edici olmakla birlikte, doğrudan sövme niteliği taşımayıp, uyuşmazlığın çözümüyle ilgili bir haksızlığa işaret ettiği için iddia ve savunma sınırları içinde kabul edilebilir. Ancak ifadenin tonu, tekrarı ve bağlam dışına taşması durumunda sınır aşılmış sayılabilir. Nihai karar, olayı değerlendirecek olan hakimin takdirindedir.