Anayasa m. 84/2 uyarınca, bir milletvekilinin kesin hüküm giymesi nedeniyle milletvekilliğinin düşmesi süreci nasıl işler ve bu düşme kararına karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurulabilir mi? Anayasa Mahkemesi'nin 2020/50 E. sayılı kararındaki yaklaşımını açıklayınız.
Anayasa m. 84/2'ye göre, milletvekili seçilmeye engel bir suçtan dolayı kesin hüküm giyen veya kısıtlanan bir milletvekilinin milletvekilliği, bu husustaki kesinleşmiş mahkeme kararının TBMM Genel Kurulu'na 'bildirilmesiyle' kendiliğinden düşer. Bu süreçte Genel Kurul'un bir oylama yapması veya karar alması söz konusu değildir; yapılan işlem sadece bir 'ilan' niteliğindedir. Anayasa m. 85, milletvekilliğinin düşmesi kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açma imkanı tanımış olsa da, bu imkanı m. 84'ün 1., 3. ve 4. fıkraları (istifa, bağdaşmayan görevi sürdürme, devamsızlık) ile sınırlamıştır. M. 84/2'de düzenlenen kesin hükme dayalı düşme hali, bu denetimin dışında tutulmuştur. Nitekim Anayasa Mahkemesi, 25.06.2020 tarihli, 2020/50 E. ve 2020/37 K. sayılı kararında bu durumu teyit ederek, kesin hüküm giyme sebebine dayanan düşme halinin Anayasa m. 85 kapsamında incelenemeyeceğini ve bu yöndeki bir iptal talebinin 'yetkisizlik' nedeniyle reddedilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Ancak, milletvekilliği düşen kişi, düşmeye sebep olan 'kesinleşmiş mahkumiyet kararının' kendisi için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir.