TCK Madde 128'de düzenlenen 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' mutlak bir hak mıdır? Bu dokunulmazlığın sınırları nelerdir ve bir avukatın temyiz dilekçesinde kullandığı ifadelerin bu kapsamda değerlendirilmesinde Yargıtay hangi kriterleri göz önünde bulundurmaktadır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/1393 E. sayılı kararını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60293

TCK Madde 128'de düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı mutlak bir hak değildir. Maddenin lafzından da anlaşıldığı üzere, bu dokunulmazlıktan yararlanılabilmesi için yapılan isnat ve değerlendirmelerin 'gerçek ve somut vakıalara dayanması' ve 'uyuşmazlıkla bağlantılı olması' gerekir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/1393 E., 2015/1782 K. sayılı kararında bu sınırlar net bir şekilde çizilmiştir. Kararda, bir avukatın temyiz dilekçesinde mahkeme için kullandığı 'başkasının cebinden adalet dağıtmaya devam ediyor' gibi rahatsız edici ifadelerin, davanın esasıyla (tazminat miktarının yüksekliği) bağlantılı olduğu, mahkeme kararını eleştiri amacı taşıdığı ve bu nedenle ifade özgürlüğü ile iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Yargıtay, bu tür ifadelerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta somut bir fiil isnadı veya sövme niteliği taşımadığı sürece, eleştiri sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini, aksi bir yorumun ifade özgürlüğünü ölçüsüzce kısıtlayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla, uyuşmazlıkla ilgili ve somut bir vakaya dayanan, ancak kaba ve rahatsız edici de olsa, eleştirel ifadeler bu dokunulmazlık kapsamında kalabilir.