Bir davanın tarafı olmayan bir avukatın, başka bir davadaki sanıkların durumu hakkında duruşmada yaptığı bir açıklama, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay 4. CD 2013/11637 E. sayılı kararı bu konuda neyi tartışmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60255

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, bu durumun iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığının tartışılarak bir sonuca varılması gerektiği belirtilmiştir. Olayda sanık avukat, kendi müvekkillerinin 'çete olmadığını' savunmak amacıyla, o davada taraf olmayan bir kişinin ismini vererek 'aslında K...’da bir çete vardır, çetenin reisi İ… E…dır' demiştir. Burada kilit nokta, bu ifadenin sanık avukatın kendi müvekkillerine yönelik 'savunma' hakkıyla ne ölçüde bağlantılı olduğudur. Eğer bu ifade, müvekkillerini aklamak için zorunlu ve uyuşmazlıkla bağlantılı bir savunma argümanı olarak kabul edilirse, TCK m. 128 kapsamında kalabilir. Ancak, eğer bu ifade savunma sınırlarını aşan, gereksiz ve uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi olmayan bir saldırı olarak nitelendirilirse, dokunulmazlık kapsamı dışında kalır. Yargıtay, yerel mahkemenin bu tartışmayı yapmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı vermesini bozma nedeni saymıştır. Bu, dokunulmazlığın sınırlarının her somut olayda titizlikle çizilmesi gerektiğini gösterir.