5510 sayılı Kanun'un 38. maddesi, uzun vadeli sigorta kolları bakımından 'sigortalılık süresi'nin başlangıcını ve hesaplanmasını düzenlemektedir. 'Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır' ibaresinin önemini ve Türkiye'nin taraf olduğu bu tür sözleşmelerin, sigortalılık süresinin başlangıcı ve birleştirilmesi üzerindeki etkilerini uluslararası sosyal güvenlik hukuku prensipleri bağlamında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #59222

5510 sayılı Kanun'un 38. maddesi, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak 'sigortalılık süresinin başlangıcı'nı, kişinin çeşitli mülga veya yürürlükteki sosyal sigorta kanunlarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak belirler. Bu, kişinin sosyal güvenlik sistemine ne zaman dahil olduğunun kronolojik kaydıdır. **'Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri Hükümleri Saklıdır' İbaresinin Önemi:** Maddede yer alan 'Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır' ibaresi (5510 SK Madde 38, birinci fıkra son cümle) büyük önem taşır. Bu ifade, Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı sosyal güvenlik sözleşmelerinin, ulusal mevzuatın üzerinde bir önceliğe sahip olduğunu ve bu sözleşmelerde yer alan hükümlerin uygulanacağını belirtir. Bu, uluslararası hukukun üstünlüğü ilkesinin bir yansımasıdır. **Sözleşmelerin Etkileri:** Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri, özellikle yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının veya Türkiye'de çalışan yabancı uyrukluların sosyal güvenlik haklarının korunmasında kritik bir rol oynar. Bu sözleşmelerin sigortalılık süresinin başlangıcı ve birleştirilmesi üzerindeki başlıca etkileri şunlardır: * **Hizmet Birleştirme (Totaliasyon):** En önemli etki, farklı ülkelerde geçen sigortalılık sürelerinin birleştirilerek (totaliasyon) aylık veya gelir hakkı kazanılmasına olanak tanımasıdır. Bir kişi, tek bir ülkede aylık bağlanması için yeterli prim gün sayısını doldurmasa bile, sözleşmeye taraf olan ülkelerdeki prim ödeme gün sayıları toplanarak aylık hakkı kazanabilir. Bu, sigortalılık süresinin başlangıcı ve dolayısıyla aylık hakkı için gerekli koşulların değerlendirilmesinde büyük kolaylık sağlar. * **Mükerrer Sigortalılığın Önlenmesi:** Sözleşmeler, aynı anda birden fazla ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına tabi olunmasını engelleyen kurallar (örneğin, 'sadece bir mevzuata tabi olma' ilkesi) içerir. Bu da sigortalılığın başlangıcını ve devamını netleştirir. * **Eşit Muamele:** Sözleşmeler, taraf ülkelerin vatandaşlarına eşit muamele yapılmasını sağlar, böylece bir ülkedeki sosyal güvenlik haklarından yabancı uyrukluların da ayrımcılığa uğramadan faydalanması amaçlanır. Bu sözleşmeler, küreselleşen dünyada işgücü hareketliliğinin artmasıyla birlikte, bireylerin emeklilik ve sosyal güvenlik haklarının uluslararası alanda korunmasını sağlayan temel araçlardır. Türkiye'nin taraf olduğu bu sözleşmeler, ulusal mevzuatın sınırlarını aşarak daha geniş bir sosyal güvenlik şemsiyesi sunar. (5510 Sayılı Kanun Madde 38, 3(31))