Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin E:2017/1443, K:2017/4758 sayılı kararında, TCK 309 (Anayasayı İhlal) suçunun TCK 311 (Yasama Organına Karşı Suç) ve TCK 312 (Hükümete Karşı Suç) ile birlikte işlenmesi halinde içtima kuralları nasıl değerlendirilmiştir?
Kararda, TCK 311. maddenin gerekçesine atıf yapılarak, Anayasayı ihlal suçunun Anayasa düzenine hakim olan ilke ve sistemleri koruduğu, TCK 311'in ise yasama gücünü oluşturan TBMM'nin görevlerini yerine getirebilme yeteneğini koruduğu belirtilmiştir. Anayasa düzenini ortadan kaldırma amacıyla TBMM'ye yönelen saldırıların Anayasayı ihlal suçunu oluşturacağı, TCK 311 kapsamındaki suçun ise bu amaçlar dışında TBMM'nin görevlerini engelleme hallerinde oluşacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği durumlarda sanıkların ayrıca TCK 311 ve 312'den cezalandırılamayacağı kabul edilmiştir. Mülga 765 sayılı TCK dönemindeki uygulama ve doktrindeki görüşlerin de bu doğrultuda olduğu belirtilmiştir. Yani, Anayasayı ihlal suçu, bu diğer suçları (amaç birliği varsa) tüketir niteliktedir.