TCK Madde 142(2)(h) kapsamında 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' işlenen hırsızlık suçu ile 'herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya' hakkında işlenen hırsızlık suçu arasındaki temel ayrım nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/16 E., 2020/181 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
TCK Madde 142(2)(h) iki ayrı nitelikli hali düzenler. Birincisi, 'herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya'nın çalınmasıdır. Burada eşyanın hem herkesin girebileceği bir yerde (örneğin sokakta park edilmiş kilitli bir araba) olması hem de kilitlenerek muhafaza altına alınmış olması gerekir. İkincisi ise, 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya'nın çalınmasıdır. Yargıtay CGK 2020/16 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, bu ikinci halde eşyanın ayrıca kilitlenmiş olması aranmaz; bina veya eklenti içinde bulunması muhafaza altına alınmış sayılması için yeterlidir. Temel ayrım, eşyanın bulunduğu yerin niteliği (herkesin girebileceği bir yer mi, yoksa bina/eklenti mi olduğu) ve buna bağlı olarak kilitlenme şartının aranıp aranmamasıdır.