5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen 'Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' hırsızlık suçunun nitelikli halleri ile aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen 'Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında' hırsızlık suçu arasındaki temel farkları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/632 E., 2020/212 K. ve 2019/650 E., 2020/333 K. sayılı kararları ışığında, özellikle araç ve bisiklet hırsızlıkları bağlamında detaylıca analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58868

TCK Madde 142, hırsızlık suçunun çeşitli nitelikli hallerini düzenler. Özellikle 142/1-e ve 142/2-h bentleri, eşyanın bulunduğu yer ve korunma biçimi açısından farklılıklar gösterir. **TCK 142/1-e: 'Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık'** * **Tanım:** Bu bent, eşyanın toplumda yerleşmiş bir alışkanlık, belirli bir işe özgüleme veya kullanım zorunluluğu nedeniyle dış dünyadan herhangi bir fiziki engelle ayrılmadan, koruma ve gözetimden yoksun bir şekilde açık alanda (cadde, sokak, tarla vb.) bırakıldığı durumları kapsar. Madde gerekçesi, 'tarlalarda bırakılan tarım araçları, inşaat yerine yığılan malzeme' gibi örnekler verir. * **Özellik:** Kolay çalınabilir olma potansiyeli yüksektir. 'Umumun tekafülü' (kamunun güvencesi) unsuru 5237 sayılı TCK'dan çıkarılmıştır, bu da uygulama alanını genişletmiştir. **TCK 142/2-h: 'Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık'** Bu bent iki farklı nitelikli hali birleştirir: 1. **Herkesin girebileceği bir yerde kilitli eşya:** Cadde, sokak gibi kamuya açık yerlerde bırakılan ancak 'kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış' eşya. Madde gerekçesi 'kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmamış bir otomobildeki eşyanın çalınması hâlinde nitelikli hırsızlık kabul edilmemiştir' diyerek kilidin önemini vurgular. Kilit, eşyayı muhafaza etmeye yönelik olmalı ve açmak için zorlama veya alet kullanılmalıdır. 2. **Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya:** Eşyanın bir bina (üstü örtülü, insan girebilen yapı) veya eklentisi (binaya bağlı, onu tamamlayan yer, örn. bahçe, ahır, kömürlük) içinde bulunması yeterlidir; ayrıca kilitlenmesi şart değildir, zira bina/eklenti zaten bir koruma sağlar. **Yargıtay Kararları ve Uygulama (Araç ve Bisiklet Hırsızlıkları):** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/632 E., 2020/212 K. ve 2019/650 E., 2020/333 K. sayılı kararları, bu ayrımı motosiklet, mobilet ve elektrikli bisiklet hırsızlıklarında netleştirmiştir: * **Kontak Anahtarı ile Kilitli Direksiyon Kilidi (Kendi Kilidi):** Yargıtay, kontak anahtarının kapatılmasıyla aktifleşen direksiyon kilidinin, aracı (motosiklet, elektrikli bisiklet) 'muhafaza etmeye yönelik olmayıp sadece motorun çalışma sistemini durdurucu bir etkiye sahip olduğunu' belirtir. Bu kilide müdahale edilmeden veya etkisiz hale getirilmeden de aracın sürüklenebileceği veya taşınabileceği kabul edildiğinden, bu hallerde eylemin **TCK 142/1-e** kapsamında 'kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık' olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. * **Harici Kilit Mekanizması (Zincir, Disk Kilidi vb.):** Eğer motosiklet, mobilet veya elektrikli bisikletler, sabit bir noktaya 'harici bir mekanizma ile kilitlenerek' bağlanmışsa (örn. zincir, disk kilidi), bu durumda 'kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış' eşyadan bahsedilir ve eylem **TCK 142/2-h** kapsamına girer. * **Otomobil Hırsızlığı:** Otomobillerde kapı kilitlerinin zorlanarak veya kırılarak açılması ya da düz kontak yapılıp çalıştırılması eylemleri, 'kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya'ya yönelik olduğu için **TCK 142/2-h** (eskiden 142/1-b) kapsamındadır. Ancak kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmayan bir otomobil içindeki eşyanın çalınması basit hırsızlıktır. Bu kararlar, eşyanın korunma düzeyi ve hırsızlık eyleminin bu korumayı nasıl aştığına odaklanarak nitelikli hırsızlık suçunun doğru tayin edilmesini sağlamaktadır. Eşyanın 'açıkta bırakılmış' veya 'muhafaza altına alınmış' olup olmadığı, fiilin icra biçimini ve dolayısıyla ceza ağırlığını doğrudan etkiler. (TCK Madde 142/1-e, 142/2-h; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/632 E., 2020/212 K.; 2019/650 E., 2020/333 K.)