5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi, malul sayılma şartlarını belirlerken, sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce tespit edilen maluliyetin malullük aylığından yararlanmayı engellemesini öngörmektedir. Bu ilkenin sosyal güvenlik hukukundaki 'risk prensibi' ile ilişkisini ve istisnalarını (yedek subay, erbaş ve erler için) derinlemesine analiz ediniz. Bu ayrımın ardındaki sosyal adalet ve aktüeryal denge prensiplerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58841

5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi, sigortalının malul sayılabilmesi için belirli kriterler (çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybetmesi) öngörür. Ancak, maddenin ikinci fıkrasında önemli bir sınırlama getirilmiştir: 'sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.' **Risk Prensibi ile İlişkisi:** Bu ilke, sosyal güvenlik hukukundaki 'risk prensibi' ile yakından ilgilidir. Sosyal sigortalar, genel olarak, sigortalıların çalışma hayatı içinde karşılaşabilecekleri (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, malullük gibi) risklere karşı koruma sağlamayı amaçlar. Eğer maluliyet, kişinin sigortalılık öncesinde mevcut olan bir durumu ise, bu risk sigorta kapsamına girmemiş sayılır. Aksi takdirde, sistem, sigortalılık öncesi mevcut rahatsızlıkların yükünü üstlenmek zorunda kalacak, bu da aktüeryal dengesini bozacaktır. Yani, sistemin gelir-gider dengesi açısından, sigortalılık başlangıcında sağlıklı bireylerin sisteme dahil olması beklenir. **İstisnalar (Yedek Subay, Erbaş ve Erler):** Maddenin üçüncü fıkrası, yedek subay, yedek astsubay veya erbaş ve er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silah altına alındıkları dönemde malul olup, bu maluliyetleri asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâlleri sebebiyle maluliyet sigortasına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını belirtir. Bu istisna, askerlik hizmetinin kendine özgü koşulları ve 'vazife malullüğü' gibi özel düzenlemelerle ilgilidir. Askerlik görevi, ülkenin savunması gibi yüksek bir kamu yararı taşır ve bu görevin getirdiği riskler farklı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Askerlik görevi sırasında kazanılan ancak sivil mesleği engellemeyen maluliyetler, sivil maluliyet sigortası kapsamı dışında tutularak özel düzenlemelerle (örn. vazife malullüğü) desteklenir. **Sosyal Adalet ve Aktüeryal Denge:** Bu düzenleme, bir yandan mevcut sigortalılık sistemi üzerindeki beklenmedik yükleri dengeleyerek aktüeryal sürdürülebilirliği sağlamayı hedefler. Diğer yandan, sosyal adalet ilkesi, sisteme prim ödeyerek riskleri üstlenen sigortalılara karşı, sigortalılık öncesi riskleri taşıyan bireylerin hak iddia etmesinin önüne geçmeyi amaçlar. Ancak, bu durumun, kişinin sigortalılık öncesi rahatsızlıklarının sonradan maluliyete dönüşmesi halinde mağduriyet yaratabileceği de tartışma konusudur. (5510 Sayılı Kanun Madde 25)