Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/380 sayılı kararında, maktulün sanığın bulunduğu depoya elinde tabanca ile gelmesi ve tabancayı kurması eylemi, neden meşru savunma için 'gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırı' olarak kabul edilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58655

Kurul, bu eylemi tek başına bir saldırı olarak değil, olaylar silsilesi içinde değerlendirmiştir. Sanığın maktulün tehdidi üzerine pasif kalmayıp traktöründen tüfeğini alması, hazırlanıp siper alarak beklemesi, eylemi bir 'karşılaşma' ve 'hesaplaşma' zeminine çektiğini göstermektedir. Maktulün tabancayla gelmesi haksız bir başlangıç olsa da, sanığın bu duruma karşı hazırlıklı ve saldırgan bir pozisyon alması, olayı 'savunma zorunluluğu' kapsamından çıkarmıştır. Sanığın eylemleri, saldırıyı defetmekten çok, öfke ve önceden alınan pozisyon gereği bir karşı saldırı olarak nitelendirilmiştir. (Kaynak: kasten-oldurme-sucunda-mesru-savunma, YCGK E.2018/291 K.2018/380)