Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/15139 K. sayılı kararında, sanığın sahte parayla alışveriş yapması eyleminin dolandırıcılık suçu yerine neden TCK m. 197/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir? Özel norm - genel norm ilişkisini bu bağlamda açıklayınız.
Sanığın eyleminin dolandırıcılık yerine TCK m. 197/3 kapsamında değerlendirilmesinin nedeni, ceza hukukundaki 'özel normun önceliği (lex specialis derogat legi generali)' ilkesidir. Dolandırıcılık suçu (TCK m. 157), hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamayı cezalandıran 'genel' bir malvarlığı suçudur. Parada sahtecilik suçu (TCK m. 197) ise, hilenin 'sahte para kullanmak' suretiyle işlendiği 'özel' bir durumu düzenler. Bir olayda hem genel hem de özel bir normun uygulanması mümkünse, kanun koyucunun o özel durumu ayrıca düzenleme iradesine saygı gösterilerek özel norm uygulanır. Karardaki olayda, sanığın hileli davranışı, sahte para vermekten ibarettir. Bu eylem, hem dolandırıcılığın hem de parada sahteciliğin unsurlarını taşımaktadır. Ancak TCK m. 197, bu özel hile türünü ayrıca ve özel olarak düzenlediği için, genel norm olan dolandırıcılık hükmü değil, özel norm olan parada sahtecilik hükmü (somut olayın özelliklerine göre TCK m. 197/3) uygulanmalıdır.