Anayasa Mahkemesi'nin basit yargılama usulüne ilişkin verdiği iptal kararlarında, 'hükme bağlanmış' ibaresini iptal ederken, 'kesinleşmiş dosyalar' ibaresini neden Anayasa'ya aykırı bulmamıştır? AYM'nin bu ayrımdaki temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58592

Anayasa Mahkemesi'nin bu ayrımdaki temel gerekçesi, 'sanık' ile 'hükümlü'nün hukuki statülerinin farklı olmasıdır. AYM'ye göre (2020/81 E., 2021/4 K. sayılı karar), 'hükme bağlanmış' dosya, henüz kanun yolu denetimi devam eden ve dolayısıyla hakkındaki suç isnadı kesinleşmemiş bir 'sanığa' aittir. 'Kesinleşmiş dosya' ise, tüm kanun yolları tükenmiş ve hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşerek 'hükümlü' sıfatını almış bir kişiye aittir. AYM, Anayasa'nın 10. maddesindeki 'eşitlik' ilkesinin, aynı hukuki durumda bulunanlar arasında ayrım yapılmamasını gerektirdiğini belirtir. Sanık ile hükümlü aynı hukuki durumda olmadığından, onlara farklı kuralların uygulanması eşitlik ilkesini ihlal etmez. Bu gerekçeyle, lehe kanun uygulamasının kesinleşmemiş dosyalardaki sanıklar için geçerli olduğuna, ancak yargılaması bitmiş hükümlüler için bu yeni usulün uygulanmamasının Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Bu yorum, kesin hükmün dokunulmazlığı ve hukuki istikrar ilkeleriyle de ilişkilendirilmektedir.