Yargıtay HGK'nın 2017/1090 sayılı kararına göre, davalının yasal süresinde cevap dilekçesi vermemesi halinde, HMK m. 128 uyarınca 'davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılması' kuralı, zamanaşımı def'ini de kapsar mı? Neden?
Hayır, kapsamaz. Bu kuralın zamanaşımı def'ini kapsamaması, zamanaşımının hukuki niteliğinden kaynaklanır. Davacının vakıalarını inkar etmek, davanın esasına ilişkin bir savunmadır (örneğin 'borcu almadım', 'kazaya ben sebep olmadım' gibi). Zamanaşımı ise davanın esasına ilişkin bir inkar olmayıp, borcun varlığını kabul etse bile, talep hakkının zaman aşımına uğradığını ileri süren bir 'def'idir'. Def'iler ve ilk itirazlar (HMK m. 116), davalının açıkça ve süresinde ileri sürmesi gereken özel savunma vasıtalarıdır. Davalının süresinde cevap vermeyerek sadece vakıaları inkar etmiş sayılması, bu özel ve açıkça ileri sürülmesi gereken def'ileri de ileri sürmüş olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle Yargıtay, suskun kalmanın veya süreyi geçirmenin, zamanaşımı def'ini de içeren bir savunma olarak yorumlanamayacağına karar vermiştir.