Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/27170 K. sayılı kararında, mahkemenin davacı vekiline ıslah için verdiği sürenin 'açıkça belirtilmemesi ve neticelerinin hatırlatılmaması' neden bozma sebebi sayılmıştır?
Bu durumun bozma sebebi sayılmasının temelinde, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'hukuki güvenlik' ve 'öngörülebilirlik' ilkeleri ile HMK'nın kesin sürelere ilişkin düzenlemeleri yatmaktadır. Mahkeme bir tarafa bir işlemi yapması için süre verdiğinde, bu sürenin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini açıkça belirtmeli ve özellikle bu sürenin 'kesin süre' olduğu ve süreye uyulmamasının sonuçlarının (örneğin o haktan vazgeçmiş sayılacağı) ne olacağını ihtar etmelidir (HMK m. 94/2). Karardaki olayda, mahkeme genel bir ifadeyle 'ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verilmesine' diyerek bir sonraki duruşma tarihini vermiştir. Bu, tarafa ne kadar süresi olduğu ve bu süreyi kaçırmasının sonucunun ne olacağı konusunda bir belirsizlik yaratmıştır. Yargıtay, bu şekilde belirsiz bir süre verilmesinin usule aykırı olduğunu ve tarafın hak kaybına yol açabileceğini değerlendirerek, kararı bu usuli eksiklik nedeniyle bozmuştur. Mahkemenin ara kararları açık, anlaşılır ve sonuçları bakımından öngörülebilir olmalıdır.