Parada sahtecilik suçunda, sanığın 'pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması' (TCK m. 51/1-b) şartı, cezanın ertelenmesi açısından nasıl değerlendirilir? Bu kanaatin oluşumunda hangi objektif ve subjektif unsurlar rol oynar?
Bu şart, cezanın ertelenmesi kurumunun 'kişiselleştirme' ve 'yeniden sosyalleştirme' amacının bir yansımasıdır ve hakimin takdir yetkisinin en belirgin olduğu alandır. Bu kanaatin oluşumunda şu unsurlar rol oynar: 1) Objektif Unsurlar: Sanığın zararı gidermeye çalışması (örneğin sahte parayla aldığı malın bedelini iade etmesi), soruşturma ve kovuşturma aşamalarında olumlu tutum sergilemesi (suçu aydınlatmaya yardımcı olması), duruşmalara düzenli katılması, adli sicil kaydının temiz olması (TCK m. 51/1-a ile bağlantılı). 2) Subjektif Unsurlar: Hakimin duruşma sırasındaki gözlemlerine dayanan kanaatidir. Sanığın duruşmadaki tavırları, samimiyeti, olaydan duyduğu üzüntüyü ifade ediş biçimi, geleceğe yönelik planları gibi unsurlar hakimin, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair bir öngörüde bulunmasını sağlar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2006/4762 K. sayılı kararında, mahkemenin erteleme talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar vermemesinin dahi bozma nedeni sayılması, bu değerlendirmenin keyfi değil, gerekçeli bir şekilde yapılması gerektiğini göstermektedir.