Anayasa Mahkemesi'nin kamulaştırmasız el atma tazminatlarına ilişkin geçici 16. maddeyi iptal kararında (E.2021/127), hem mülkiyet hakkı (Any. m. 35) hem de adil yargılanma hakkının (Any. m. 36) ihlal edildiği sonucuna varmasının dogmatik temelini açıklayınız. Bu iki hak bu olayda nasıl iç içe geçmiştir?
Dogmatik temel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 'mahkelemeye erişim hakkı' ve 'kararların icrası hakkı'nı adil yargılanma hakkının (AİHS m. 6) ayrılmaz bir parçası olarak görmesine dayanır. Bu iki hak şu şekilde iç içe geçmiştir: 1) Mülkiyet Hakkı (Maddî Hak): Uyuşmazlığın özü, idarenin haksız fiiliyle ihlal edilen mülkiyet hakkının tazmin edilmesidir. Hükmedilen tazminat alacağı, mülkiyet hakkının bir parçasını oluşturur. Bu alacağın ödenmesinin geciktirilmesi, mülkiyet hakkına yönelik bir müdahaledir. 2) Adil Yargılanma Hakkı (Usûlî Hak): Bir mahkeme kararının, özellikle de bir alacağa ilişkin kararın, makul sürede ve etkin bir şekilde icra edilememesi, yargılamanın ve elde edilen kararın anlamsızlaşmasına yol açar. Bu durum, 'mahkeme kararlarının icrası hakkını' ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eder. AYM, iptal edilen kuralın, hem mülkiyet hakkının özünü zedeleyen tazminatın ödenmesini geciktirerek (maddi hakka müdahale) hem de mahkeme kararının icrasını imkansız hale getirerek (usuli hakkın ihlali) Anayasa'ya aykırı olduğuna karar vermiştir. Yani, usuli bir engel (icranın durdurulması), maddi bir hakkın (mülkiyet) özünü zedelemektedir.