Hasan Turgut başvurusunda (B. No: 2018/1058), başvurucunun yurt dışında firari olmasının, malvarlığı üzerindeki elkoyma tedbirinin devamı için tek başına yeterli bir gerekçe olup olamayacağını, AYM'nin ölçülülük denetimi açısından değerlendiriniz.
AYM'nin yaklaşımına göre, başvurucunun yurt dışında firari olması, tedbirin devamı için bir gerekçe olabilir ancak tek başına yeterli ve ölçülü bir gerekçe değildir. AYM, elkoyma tedbirinin temel amacının, mal varlığının 'suçtan elde edildiği' veya 'suçun işlenmesinde kullanıldığı' iddialarını araştırmak ve muhtemel bir müsadereyi güvence altına almak olduğunu belirtir. Başvurucunun firari olması, bu araştırmanın yapılmasını engellemez. Kamu makamları (MASAK, savcılık vb.), başvurucunun yokluğunda dahi mal varlığının kaynağını, gelirleriyle uyumlu olup olmadığını araştırabilirler. Tedbirin yıllarca sürmesi ve bu araştırmanın tamamlanmaması, külfetin tamamen başvurucuya yüklenmesi anlamına gelir. AYM, başvurucunun firari durumu ile mal varlığı üzerindeki tedbirin süresiz devamı arasında makul bir denge kurulması gerektiğini, firariliğin, devletin araştırma yapma ve tedbiri makul bir sürede sonuçlandırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle, sırf firari olma durumuna dayanılarak tedbirin yıllarca sürdürülmesi ölçüsüz bulunmuştur. (§ 61)