Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2018/694 sayılı kararında, haksız tahrik indiriminin 'makul oranda' yapılmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin TCK m. 29'daki indirim oranını belirlerken hangi somut olguları dikkate alması beklenir? Karardaki 'maktulden sanığa yönelen söz ve davranışların ulaştığı boyut' ifadesi bu bağlamda ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58544

Mahkemenin indirim oranını belirlerken dikkate alması beklenen somut olgular şunlardır: Haksız fiilin niteliği (tehdit, hakaret, yaralama vb.), haksız fiilin ağırlığı ve yoğunluğu, failin bu fiil karşısındaki kişisel durumu (yaşı, psikolojisi), haksız fiil ile suç arasındaki zaman aralığı ve en önemlisi taraflar arasındaki kusur dengesi. 'Maktulden sanığa yönelen söz ve davranışların ulaştığı boyut' ifadesi, haksız tahriki oluşturan eylemlerin ağırlığını ve ciddiyetini ifade eder. Somut olayda bu boyut; basit bir hakaret veya tartışmanın ötesine geçerek, maktulün sanığı 'seni buraya sermenin zamanı geldi' diyerek ölümle tehdit etmesi ve ardından bu tehdidini gerçekleştirmek üzere evinden silahını alarak geri gelmesidir. Yargıtay'a göre, bu derece ağır bir haksız tahrik karşısında, mahkemenin indirimi en alt sınırdan (asgari hadden) uygulaması 'makul' değildir. Tahrikin ağırlığıyla orantılı olarak daha yüksek bir indirim oranı uygulanması gerekirdi.