Bir ceza davasında görevli olmayan mahkemece sanık sorgusu yapıldıktan sonra, bu işlem CMK m.7 uyarınca 'hükümsüz' sayılmaktadır. Ancak 5320 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi, CMK'nın yürürlüğe girmesinden önceki işlemlerin geçerliliğini koruyacağını belirtir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2010/2-136 E.), bu iki kuralı birlikte yorumlayarak 01.06.2005 tarihinden önce görevsiz mahkemece yapılan sorgunun zamanaşımını kesme etkisi hakkında nasıl bir sonuca varmıştır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu iki kuralı birleştirerek bir zaman ayrımına gitmiştir. CMK m. 7, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği için, bu tarihten sonra görevsiz mahkemece yapılan sorguların zamanaşımını kesmeyeceğine hükmetmiştir. Ancak, 5320 sayılı Kanun'un 'kazanılmış hakları koruma' ve 'geçmiş işlemlerin geçerliliğini sürdürme' amacını taşıyan 4/2. maddesi gereğince, CMK yürürlüğe girmeden önce, yani 01.06.2005'ten önce, o dönemdeki usul kurallarına göre yapılmış olan işlemlerin hukuki geçerliliğini koruyacağını belirtmiştir. O dönemde CMK m. 7 gibi bir hüküm olmadığı için, görevsiz mahkemece yapılan sorgu geçerli kabul ediliyordu. Dolayısıyla YCGK, 01.06.2005'ten önce görevsiz mahkemece yapılmış olan bir sanık sorgusunun, 5320 sayılı Kanun'un amir hükmü gereğince geçerli sayılması ve dava zamanaşımını kesmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.