Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2018/2323 K. sayılı kararında, alacaklıyı zarara sokma kastıyla mevcudu eksiltme suçuna ilişkin şikayet dilekçesinde 'hangi malvarlığının somut olarak eksiltildiğinin bildirilmemesi' halinde mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerektiği belirtilmiştir? Bu kararın ardındaki 're'sen araştırma ilkesi'ne getirilen sınırı açıklayınız.
Yargıtay kararında, bu durumda mahkemenin 'sanığın beraatine' karar vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın ardındaki mantık, icra ceza muhakemesinin genel ceza muhakemesinden farklı olan ispat kurallarına dayanır. İİK m. 351, 'şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğunu' düzenler. Bu, genel ceza muhakemesindeki 're'sen (kendiliğinden) araştırma ilkesi'ne önemli bir sınırlama getirir. Şikayetçi, borçlunun hangi malını, ne zaman, kime, nasıl devrettiğini somut olarak iddia ve delilleriyle ortaya koymalıdır. Eğer şikayet dilekçesi bu şekilde somutlaştırılmamış, genel ve soyut iddialara dayanıyorsa, icra ceza mahkemesi hakiminin bu iddiaları kendiliğinden araştırma yükümlülüğü yoktur. İddia kanıtlanamadığı için de sanığın beraatine karar verilmesi gerekir. Kararda, mahkemenin bu durumda şikayet hakkının düşürülmesine değil, beraate karar vermesi gerektiği vurgulanarak usuli bir hata da düzeltilmiştir.