Danıştay 4. Dairesi'nin 2013/3293 sayılı kararında, katma değer vergisini fiilen ödeyen nihai tüketicinin (arsa satın alan), bu vergiye karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu hangi gerekçeye dayandırılmıştır? 'Menfaat ihlali' kavramının bu karardaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58484

Kararda, katma değer vergisini fiilen ödeyen nihai tüketicinin dava açma ehliyetinin bulunduğu, 'menfaat ihlali' kavramına dayandırılmıştır. Gerekçe şudur: Her ne kadar KDV Kanunu'na göre verginin mükellefi malı teslim eden veya hizmeti ifa eden (somut olayda arsayı satan Arsa Ofisi) olsa da, KDV yansıtmalı bir vergidir. Yani verginin mali yükü, onu ödeyen nihai tüketici üzerinde kalmaktadır. İndirim hakkı olmayan davacı, bu vergiyi ödeyerek mamelekinden (malvarlığından) bir azalmaya maruz kalmıştır. 2577 sayılı İYUK'un 2. maddesi, bir idari işleme karşı iptal davası açabilmek için 'menfaatin ihlal edilmesini' yeterli görmektedir. Danıştay, verginin mali yükünü taşıyan ve bu nedenle menfaati doğrudan ve kişisel olarak etkilenen nihai tüketicinin dava açma ehliyetinin bulunduğunu, aksi bir kabulün mükellefiyet kavramı ve menfaat ihlali ilkesiyle bağdaşmayacağını belirtmiştir.