Parada sahtecilik suçunda, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'ya göre mi yoksa 5237 sayılı TCK'ya göre mi daha lehe olduğunun belirlenmesinde, Yargıtay'ın sadece hapis cezasının alt ve üst sınırlarını değil, aynı zamanda 765 sayılı TCK'nın 318. maddesi gibi özel indirim hükümlerini de dikkate almasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58479

Lehe kanun tespiti yapılırken, sadece iki kanundaki temel ceza miktarları değil, suçun işleniş biçimine göre uygulanabilecek tüm artırım ve indirim maddeleri bir bütün olarak ele alınır ve somut olay üzerinden bir karşılaştırma yapılır. Yargıtay 8. CD kararında (K. 2006/7034), sanığın eylemi olan 'sahte parayı piyasaya sürme' fiili değerlendirilirken şu karşılaştırma yapılmıştır: 5237 sayılı TCK m. 197/1'in hapis cezasının alt sınırı (2 yıl) lehe gibi görünse de, 765 sayılı TCK'da bu eylem m. 316 kapsamında kalmakta ve eğer fail paranın taklidinde veya tağyirinde yer almamışsa m. 318 uyarınca ayrıca bir indirim daha almaktaydı. Yargıtay, bu özel indirim maddesi (m. 318) uygulandığında, 765 sayılı TCK'ya göre verilecek sonuç cezanın, 5237 sayılı TCK'ya göre verilecek sonuç cezadan daha az olacağını tespit etmiştir. Bu nedenle, olaya özgü olarak tüm unsurlar (temel ceza, indirim ve artırım sebepleri) birlikte değerlendirildiğinde 765 sayılı TCK'nın sanık lehine olduğuna karar verilmiştir. Bu durum, lehe kanun tespitinin mekanik bir karşılaştırma olmadığını, somut olayın özelliklerine göre yapılması gerektiğini gösterir.