Bir ceza davasında görevsizlik kararı verilmesi halinde, sanığın görevsiz mahkemede yaptığı sorgu CMK m. 7 uyarınca 'hükümsüz' sayılmasına rağmen, bu sorgudaki ikrarı veya diğer beyanları, görevli mahkemece başka bir delilin başlangıcı olarak kullanılabilir mi?
Bu konu doktrinde tartışmalıdır ancak genel ilkelere göre, 'hükümsüz' sayılan bir delil doğrudan hükme esas alınamaz. CMK m. 7'nin amacı, görevli hakimin delilleri bizzat ve doğrudan değerlendirmesini sağlamaktır. Bu nedenle, görevsiz mahkemede yapılan sorgu tutanağı, tek başına bir kanıt olarak kullanılamaz. Ancak, hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesine ilişkin 'zehirli ağacın meyvesi' teorisinin Türk hukukunda mutlak olarak uygulanmadığı dikkate alındığında, bu sorgudaki beyanların dolaylı olarak kullanılması mümkündür. Örneğin, sanığın o sorguda bahsettiği bir tanığın veya bir belgenin varlığı, görevli mahkeme için yeni bir araştırma ve delil toplama yolunu açabilir. Görevli mahkeme, bu beyandan yola çıkarak o tanığı kendisi dinler veya o belgeyi kendisi getirtip değerlendirirse, elde edilen bu yeni delil artık hukuka uygun hale gelir. Yani, hükümsüz sorgu tutanağı doğrudan delil olmasa da, hukuka uygun yeni delillere ulaşmada bir 'istihbarat' veya 'başlangıç noktası' olarak kullanılabilir. Ancak bu kullanımın da sanığın savunma haklarını zedelememesi gerekir.