6458 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca 'göçmen' kavramı 'Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı' kişileri ifade ederken, uluslararası hukuk anlamında 'göçmen' kavramı neyi ifade etmektedir? Bu iki tanım arasındaki farkın, Suriyelilerin hukuki statüsünü değerlendirmedeki önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58444

Türkiye'nin iç hukukundaki (5543 sayılı İskan Kanunu m. 3/1-e) 'göçmen' (muhacir) tanımı, etnik ve kültürel bir temele dayanır ve yerleşmek amacıyla Türkiye'ye gelen 'Türk soylu' kişileri kapsar. Uluslararası hukuk anlamında 'göçmen' (migrant) kavramı ise etnik kökene değil, coğrafi yer değiştirmeye dayalı, çok daha geniş ve tarafsız bir tanımdır. Bir ülkeden başka bir ülkeye, nedeni ne olursa olsun (ekonomik, ailevi, eğitim vb.) göç eden herkesi kapsar ve bir ülkedeki tüm yabancıları ifade eden genel bir üst kavramdır. Bu iki tanım arasındaki fark, Suriyelilerin statüsünü anlamada önemlidir. Suriyeliler, Türkiye'nin iç hukukundaki etnik temelli 'göçmen' tanımına girmemektedir. Onların durumu, uluslararası hukuk çerçevesindeki 'sığınma' ve 'koruma' rejimleri içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle onlara 'göçmen' denmesi, özellikle İskan Kanunu anlamında, hukuken hatalıdır ve statülerinin doğru anlaşılmasını engeller.