Hasan Turgut başvurusunda AYM, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüzlüğünü Anayasa'nın 15. maddesi (olağanüstü hallerde temel hakların sınırlandırılması) açısından da incelemiştir. Elkoyma tedbirinin uzun sürmesinin, neden OHAL koşullarında dahi 'durumun gerektirdiği ölçüde' bir tedbir olarak kabul edilmediğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58432

AYM, OHAL döneminde devletin suçla mücadele için daha geniş takdir yetkisine sahip olduğunu ve bazı usuli güvencelerin (gerekçelendirme gibi) başlangıçta tam olarak sağlanamamasının 'durumun gerektirdiği ölçüde' olabileceğini kabul etmiştir. Ancak, elkoyma tedbirinin 'süresi' konusunda aynı sonuca varmamıştır. Çünkü, OHAL KHK'ları veya diğer düzenlemeler, bu tedbirin ne kadar süreceğine, periyodik olarak gözden geçirilip geçirilmeyeceğine veya makul bir sürede sonlandırılmasına ilişkin bir güvence getirmemiştir. Tedbirin yıllarca sürmesi ve ne zaman sona ereceğinin belirsiz olması, kişiye öngörülemez ve aşırı bir külfet yüklemektedir. AYM'ye göre, OHAL koşulları dahi, temel bir hakka yönelik müdahaleyi süresiz ve belirsiz kılamaz. Tedbirin süresine ilişkin herhangi bir yasal güvence olmaması, müdahaleyi 'durumun gerektirdiği ölçüyü' aşan, orantısız bir hale getirmiştir. Bu nedenle ihlal kararı verilmiştir. (AYM, Hasan Turgut, B. No: 2018/1058, § 73)