YCGK'nın 2018/380 K. sayılı meşru savunma kararında, olayda sanık ve maktul dışında üçüncü bir kişinin bulunmamasının, sanık savunmalarına itibar edilip edilmemesi açısından nasıl bir sonuç doğurduğu, Daire üyesinin karşı oyunda belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58429

Karşı oyda, olayda sadece sanık ve maktulün bulunması ve olayın görgü tanığının olmaması nedeniyle, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu ilke gereğince, sanığın savunmalarının, hayatın olağan akışına ve dosyada bulunan diğer maddi delillere (maktulün elinde dolu ve kurulu bir tabancanın bulunması, olay yerindeki boş kovanlar, maktulün kızının babasının tehdit ederek evden çıktığına dair beyanı vb.) aykırı olmadığı sürece, doğru kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur. Karşı oy, çoğunluğun sanığın savunmasını göz ardı ederek olayı yorumladığını, oysa tanık yokluğunda ve maddi delillerle desteklenen sanık savunmasına itibar edilerek, olayın maktulün saldırısıyla başladığının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu durum, olayın hukuki nitelendirmesini 'haksız tahrik'ten 'meşru savunma' zeminine taşımaktadır.