Anayasa Mahkemesi, 21.04.2022 tarihli seri muhakeme kararında, 'lehe kanunun geçmişe yürümesi' ilkesinin Anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Kanun koyucunun, ceza miktarını etkileyen bir usul kuralının geçmişe yürümesini, CMK Geçici m.5/1-d'de olduğu gibi, açık bir kanun hükmüyle engellemesi neden Anayasa'ya aykırı bulunmuştur?
Anayasa Mahkemesi'ne göre, 'lehe kanunun geçmişe yürümesi' ilkesi, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve temel bir hak niteliğindedir. Kanun koyucu, yasama yetkisini kullanırken Anayasa'nın bu temel ilkeleriyle bağlıdır. Kanun koyucunun, fail lehine sonuçlar doğuran (ceza indirimi gibi) bir kuralın, sadece yargılamanın belirli bir aşamasını geçtiği için (kovuşturmaya geçilmiş olması gibi) uygulanmasını engellemesi, bu Anayasal hakkın özüne dokunan, orantısız bir sınırlama olarak görülmüştür. Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi gereği, kanunlar Anayasa'ya uygun olmak zorundadır. Kanun koyucunun basit bir usul kuralıyla, Anayasa'da güvence altına alınmış temel bir hakkın uygulanmasını engellemesi, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu nedenle AYM, bu engellemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.