CMK m. 7'nin düzenlenme amacının 'yüzyüzelik' ve 'doğrudanlık' ilkeleri olduğu belirtilmektedir. Bu ilkelerin, görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin 'hükümsüz' sayılması kuralı ile olan bağlantısını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58426

'Yüzyüzelik' ilkesi, yargılamanın taraflarının ve delillerin, karar verecek olan mahkemenin huzurunda doğrudan doğruya bulunmasını ve tartışılmasını ifade eder. 'Doğrudanlık' (delillerin vasıtasızlığı) ilkesi ise, hakimin, delille arasına başka bir vasıta (örneğin başka bir hakimin tuttuğu tutanak) girmeden, delili bizzat ve doğrudan incelemesini gerektirir (CMK m. 217). CMK m. 7'nin bu ilkelerle bağlantısı şudur: Görevsiz mahkemenin dinlediği bir tanığın ifadesi veya yaptığı sanık sorgusu, nihai kararı verecek olan 'görevli mahkeme' tarafından doğrudan algılanmamış, araya görevsiz mahkemenin tutanağı girmiştir. CMK m. 7, görevli mahkemenin bu delilleri (tanık beyanı, sanık sorgusu) bizzat ve doğrudan değerlendirebilmesi için, yenilenmesi mümkün olan bu işlemlerin 'hükümsüz' olduğunu ve görevli mahkeme tarafından 'yeniden yapılması' gerektiğini öngörür. Böylece, kararı verecek olan hakimin, delillerle doğrudan temas kurması sağlanarak yüzyüzelik ve doğrudanlık ilkeleri hayata geçirilmiş olur.