Parada sahtecilik suçunda, sanığın eyleminin TCK m. 197/1 (sahte parayı tedavüle koyma) mi yoksa TCK m. 197/3 (sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bilerek tedavüle koyma) mü olduğu ayrımında mahkemenin görev uyuşmazlığına düşme riski nasıl ortaya çıkar? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/8066 K. sayılı kararını bu açıdan değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58415

Bu risk, iki suçun görevli mahkemesinin farklı olmasından kaynaklanır. TCK m. 197/1'de düzenlenen ve cezası daha ağır olan 'parayı sahte olarak üretme veya tedavüle koyma' suçu, 5235 sayılı Kanun uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girer. TCK m. 197/3'te düzenlenen ve cezası daha hafif olan suç ise Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanındadır. Yargıtay 3. CD kararında (K. 2017/8066), Asliye Ceza Mahkemesi sanığın eylemini TCK m. 197/3 kapsamında değerlendirip mahkumiyet kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, toplanan delillere göre eylemin TCK m. 197/1 kapsamına girme ihtimali bulunduğunu, bu nedenle delillerin değerlendirilmesinin ve yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, Asliye Ceza Mahkemesi'nin yargılamaya devam etmesi yerine, suç vasfının değişme ihtimali nedeniyle 'görevsizlik kararı' vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerekirdi. Aksi halde, görevli olmayan bir mahkeme tarafından hüküm kurulmuş olur ki bu, kanuna aykırıdır.