Bir kişinin üzerinde sahte para bulunması, her zaman TCK m. 197/1'deki 'muhafaza etme' suçunu oluşturur mu? Sanığın savunmasının (örneğin, parayı yeni aldığını ve sahte olduğunu bilmediğini iddia etmesi) suçun nitelendirmesindeki etkisini Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2018/8634 sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.
Hayır, her zaman oluşturmaz. 'Muhafaza etme' suçunun oluşması için, kişinin paranın sahte olduğunu bilerek, yani kasten, onu egemenlik alanında bulundurması gerekir. Sanığın savunması, suçun nitelendirilmesinde kritik öneme sahiptir. Eğer sanık, paranın sahte olduğunu bilmediğini iddia ederse ve aksine delil bulunamazsa, kast unsuru oluşmadığı için beraat edebilir. Ancak Yargıtay 8. CD kararında (K. 2018/8634) olduğu gibi, sanık aşamalarda 'parayı yaptığı bir iş karşılığında aldığını ve sahte olduğunu bildiğini' savunmuşsa, bu ikrar, sahte olduğunu bilerek parayı üzerinde bulundurduğunu, yani 'muhafaza etme' suçunu işlediğini kanıtlar niteliktedir. Bu durumda, parayı henüz tedavüle koymamış olsa bile, TCK m. 197/1'deki seçimlik hareketlerden olan 'muhafaza etme' suçu oluşmuş olur. Mahkemenin bu durumda beraat kararı vermesi, eylemin yanlış nitelendirilmesi nedeniyle bozma sebebi sayılmıştır.