Parada sahtecilik suçunda 'hukuki kesinti' ve 'fiili kesinti' kavramları ne anlama gelmektedir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2018/199 sayılı kararında, sanığın farklı şehirlerde ve farklı tarihlerde sahte para ile yakalanması eylemlerinin neden tek bir suç oluşturmadığını bu kavramlar üzerinden açıklayınız.
'Hukuki kesinti', sanığın eylemi hakkında bir iddianame düzenlenmesi, mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir adli işlemle suçun temadisinin (sürekliliğinin) sona ermesidir. 'Fiili kesinti' ise, sanığın yakalanması, tutuklanması veya eylemler arasında uzun bir zaman geçmesi gibi nedenlerle suça ara vermesi ve sonrasında yenilenmiş bir suç işleme kastıyla tekrar eyleme başlamasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında (K. 2018/199), sanığın Adıyaman'da yakalanıp serbest kaldıktan sonra Bandırma'da, orada da yakalandıktan sonra İstanbul'da eylemlerine devam etmesini 'fiili kesinti' olarak değerlendirmiştir. Mahkemeye göre, sanık her yakalanma sonrası, farklı bir şehirde tanınmadığı ve daha rahat hareket edeceği düşüncesiyle 'yenilenen bir suç işleme kastıyla' hareket etmiştir. Olaylar arasındaki zaman ve mekan farkı, temadinin kesildiğini ve her bir eylemin ayrı ve bağımsız bir suç oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle, olaylar arasında zincirleme suç veya kesintisiz suç ilişkisi kurulmamıştır.