Parada sahtecilik suçunda 'tedavüle koyma' eylemi ne zaman tamamlanmış sayılır? Aynı kaynaktan temin edilen sahte paraların farklı zamanlarda piyasaya sürülmesi halinde zincirleme suç (TCK m. 43) hükümleri neden uygulanmaz?
'Tedavüle koyma' eylemi, sahte paranın bu niteliği bilinerek bir mal veya hizmet alımında kullanılması, borç ödenmesi gibi bir yolla piyasaya sürülmesi, yani failin egemenlik alanından çıkarılıp başka bir kişinin egemenlik alanına sokulmasıyla tamamlanır. Paranın tedavül görmesi (elden ele dolaşması) şart değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (CGK, 2016/190 E., 2019/593 K.), aynı suç işleme kararı altında, aynı kaynaktan temin edilen sahte paraların farklı zaman ve yerlerde piyasaya sürülmesi eylemi, hukuki niteliği itibarıyla 'mütemadi (kesintisiz) suç' özelliği gösterir. Bu eylem, tek bir 'tedavüle koyma' suçunu oluşturur ve kendi içinde süreklilik arz ettiğinden (teselsülü bünyesinde barındırdığından), faile ayrıca TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Tüm eylemler tek bir suç olarak kabul edilir ve TCK m. 61'e göre ceza belirlenirken eylemin yoğunluğu dikkate alınır.