TCK m. 197/1'de düzenlenen parada sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahte paranın 'aldatma yeteneği' (sürüm yeteneği) taşıması ne anlama gelmektedir? Mülga 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK arasında bu unsurun hukuki sonucu açısından ne gibi bir değişiklik olmuştur?
Sahte paranın 'aldatma yeteneği' (sürüm yeteneği), paranın sahteliğinin, özel bir incelemeye tabi tutmayan, tecrübesiz bir kişi tarafından ilk bakışta anlaşılamayacak nitelikte olması anlamına gelir. Paranın, gerçek para zannedilerek kabul edilme potansiyeli taşıması gerekir. Eğer bir kağıt veya metal parçası, bariz bir şekilde sahte olduğunu belli ediyorsa (örneğin oyuncak para), bu suçun konusu olamaz. Mülga 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK arasındaki temel fark şudur: 765 sayılı TCK'da, paranın kalplığının kolayca anlaşılabilir olması (yani aldatma yeteneğinin zayıf olması) bir ceza indirim sebebiydi (m. 321). 5237 sayılı TCK'da ise aldatma yeteneği suçun kurucu unsuru haline getirilmiştir. Yani, eğer para aldatma yeteneğine sahip değilse, parada sahtecilik suçu hiç oluşmaz ve fail beraat eder. Bir indirim sebebi değil, suçun oluşum şartıdır. (Bkz: Ceza Genel Kurulu, 2016/190 E., 2019/593 K.)