Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen bir davalı, daha sonra vereceği bir ıslah dilekçesiyle 'zamanaşımı def'ini' ileri sürebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1090 sayılı kararının bu konudaki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58396

Hayır, ileri süremez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararına (K. 2017/1090) göre, ıslah, var olan bir usul işleminin düzeltilmesi için kullanılır. Süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi halinde, ortada ıslah edilebilecek geçerli bir usul işlemi (cevap dilekçesi) bulunmamaktadır. Davalının süresinde cevap vermemesi, HMK m. 128 uyarınca davacının vakıalarını inkar etmiş sayılması sonucunu doğurur, ancak bu durum zamanaşımı gibi bir ilk itirazın veya defin ileri sürüldüğü anlamına gelmez. Islah, kanunla belirlenmiş ve kaçırılmış olan süreleri (cevap süresi gibi) geri getiren bir mekanizma değildir. Süresinde verilmeyen cevap dilekçesi de hukuken 'hiç verilmemiş' hükmünde olduğundan, var olmayan bir işlemin ıslahı da mümkün değildir. Dolayısıyla, davalı zamanaşımı def'ini süresinde sunmadığı için bu hakkını kaybetmiş olur ve ıslahla bu hakkını canlandıramaz.