Hasan Turgut başvurusunda (B. No: 2018/1058), başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmasının temel nedenleri nelerdir? Anayasa Mahkemesi, elkoyma tedbirinin hangi iki yönünün ölçüsüz olduğuna hükmetmiştir?
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna iki temel nedene dayanarak varmıştır: 1) Gerekçesizlik ve Etkin İtiraz Hakkının Sağlanmaması: Elkoyma kararında ve bu karara yapılan itirazın reddi kararında, başvurucunun şahsına yönelik, eylemi ile mal varlığına el konulması arasında somut bir illiyet bağı kuran, ilgili ve yeterli bir gerekçe gösterilmemiştir. Kararlar, çok sayıda şüpheli için genel ve soyut ifadelere dayanmaktadır. Bu durum, başvurucunun müdahalenin keyfiliğine karşı savunma ve itirazlarını etkin bir biçimde ortaya koyma olanağını ortadan kaldırmıştır. 2) Tedbirin Süresinin Makul Olmaması: Elkoyma kararının verildiği 1/8/2016 tarihinden Anayasa Mahkemesi karar tarihine kadar (ve halen) devam etmesi, yani tedbirin süresinin uzunluğu, ölçüsüz bulunmuştur. Mahkeme, başvurucunun firari olması durumunun, mal varlığının suçtan elde edilip edilmediğine ilişkin incelemenin yapılmasını engellemediğini, bu incelemenin makul sürede tamamlanmamasının ve tedbirin ne kadar daha süreceğine dair bir belirsizliğin başvurucuya aşırı bir külfet yüklediğini belirtmiştir. Bu iki unsur (gerekçesizlik ve uzun süre), müdahaleyi ölçüsüz kılmıştır. (AYM, Hasan Turgut, B. No: 2018/1058, §§ 62, 73)