Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/380 K. sayılı kararında, sanığın eyleminin neden meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması olarak kabul edilmediğini, kararda vurgulanan üç temel davranış üzerinden analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58350

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK), sanığın eylemini meşru savunma veya sınırın aşılması olarak görmemesini üç temel davranışa dayandırmıştır: 1) Hazırlıklı ve Bekleyerek Hareket Etme: Sanık, maktulün sözlü tehdidinden sonra henüz kendisine yönelik fiili bir saldırı başlamadan traktöründen av tüfeğini alıp atışa hazır hale getirerek beklemeye başlamış ve maktul geldiğinde siper almıştır. Bu durum, eylemin ani bir savunma reaksiyonu olmadığını, bir hazırlık ve beklenti içinde yapıldığını göstermektedir. 2) Öldürme Kastıyla Hareket Etme: Sanığın önce havaya, sonra doğrudan maktulün hayati bölgesine ateş etmesi, YCGK tarafından saldırıyı defetme zorunluluğundan ziyade, haksızlık karşısında öfkeye kapılarak doğrudan öldürme amacıyla hareket edildiği şeklinde yorumlanmıştır. 3) Saldırı Bittikten Sonra Devam Eden Eylem: Sanık, maktulü ateş ederek etkisiz hale getirdikten ve saldırı imkanı kalmadıktan sonra, yerde yatan maktulün yüzüne tüfek dipçiğiyle defalarca vurmuştur. Bu davranış, savunma amacının aşıldığını ve eylemin kin ve öfke saikiyle devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu üç unsur birleştiğinde, YCGK eylemin haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. (YCGK, E. 2018/291, K. 2018/380)