Yazar, Anayasa Mahkemesi'nin basit yargılama usulüyle ilgili ilk iptal kararını (2020/16 E., 2020/33 K.) incelerken, AYM'nin 'taleple bağlılık' kuralı gereği 'hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda' ibaresini inceleyemediğini belirtmiştir. 'Taleple bağlılık' ilkesinin somut norm denetimindeki rolünü ve AYM'nin daha sonra bu ibareleri nasıl inceleyebildiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #58349

Anayasa'nın 152. maddesi ve 6216 sayılı Kanun uyarınca, bir mahkeme Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla başvurduğunda (somut norm denetimi), AYM, o davada 'uygulanacak olan' kanun hükmüyle sınırlıdır. İlk başvuruda (2020/16 E.), davaya bakan mahkemenin önündeki dosya, 'kovuşturma evresine geçilmiş' ancak henüz 'hükme bağlanmamış' bir dosyadır. Bu nedenle AYM, 'taleple bağlılık' ilkesi gereği, sadece 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresini inceleyebilmiş, o davada uygulama kabiliyeti olmayan 'hükme bağlanmış veya kesinleşmiş' ibarelerini inceleyememiştir. AYM'nin bu ibareleri daha sonra inceleyebilmesi, başka mahkemelerin, önlerindeki 'hükme bağlanmış' veya 'kesinleşmiş' dosyalara ilişkin olarak yeni Anayasa'ya aykırılık itirazlarında bulunmalarıyla mümkün olmuştur. Nitekim AYM, 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararında, bu tür bir başvuru üzerine 'hükme bağlanmış' ibaresini de inceleyip iptal etmiştir. Bu durum, 'taleple bağlılık' ilkesinin somut norm denetimini nasıl şekillendirdiğini göstermektedir.