Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/380 K. sayılı kararında, sanığın eylemi neden meşru savunma (TCK m. 25) veya meşru savunmada sınırın aşılması (TCK m. 27) kapsamında değil de, haksız tahrik altında kasten öldürme (TCK m. 29) olarak kabul edilmiştir?
Yargıtay CGK, sanığın eylemini şu nedenlerle meşru savunma olarak kabul etmemiştir: 1) Maktul tarafından sözlü tehdit edildikten sonra henüz vücut bütünlüğüne yönelik başlamış bir saldırı yokken traktöründen tüfeğini alıp beklemesi, 2) Maktul geldiğinde kolon arkasına siper alması, 3) Önce havaya, sonra maktulün hayati bölgesine ateş etmesi, ve 4) Yere düşüp etkisiz hale gelen maktule tüfek dipçiğiyle defalarca vurması. Bu hususlar, sanığın saldırıyı orantılı bir şekilde defetme zorunluluğuyla değil, haksızlık karşısında kapıldığı öfke ile doğrudan öldürme amacıyla hareket ettiğini göstermektedir. Sınırın aşılması da kabul edilmemiştir çünkü sanığın amacı savunmadan çok kin duygusunu tatmine yönelik bulunmuştur. Bu nedenle eylem haksız tahrik altında kasten öldürme olarak nitelendirilmiştir. (Kaynak: kasten-oldurme-sucunda-mesru-savunma, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: 2018/291 Karar No: 2018/380)