5188 sayılı Kanun'un 15. maddesi, zarar gören özel güvenlik görevlisine 'iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar' çerçevesinde tazminat ödeneceğini belirtmektedir. Eğer iş sözleşmesinde bu konuda hiçbir hüküm yoksa, özel güvenlik görevlisinin işverene karşı bu maddeye dayanarak tazminat talep etme hakkı ortadan kalkar mı?
Hayır, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde bu konuda bir hüküm olmaması, özel güvenlik görevlisinin işverene karşı tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. 5188 sayılı Kanun'un 15. maddesi, bir tazminat hakkının varlığını kanunen tesis etmektedir; sözleşme ise sadece bu tazminatın 'miktar ve esaslarını' belirleme aracıdır. Bu durumda hukuki durum şu şekilde değerlendirilmelidir: 1. **Tazminat Hakkının Kaynağı Kanundur:** Maddenin lafzı, 'tazminat ödenir' diyerek, bu hakkın kaynağının doğrudan kanun olduğunu ortaya koymaktadır. Sözleşme, bu kanuni hakkın nasıl uygulanacağını düzenlemek için bir referans noktasıdır. Sözleşmede bir düzenleme olmaması, kanundan doğan temel hakkı yok etmez. 2. **Boşluğun Genel Hükümlerle Doldurulması:** Sözleşmede bu konuda bir boşluk olması halinde, bu boşluk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ve iş hukukunun genel ilkeleri ile doldurulur. Bu durumda, özel güvenlik görevlisinin uğradığı zararın tazmini için mahkeme, genel tazminat hukuku kurallarına başvurur. Yani, işverenin sorumluluğu, İş Kanunu ve TBK'da düzenlenen 'işverenin işçiyi gözetme borcu' (TBK m. 417) ve 'iş kazasından doğan sorumluluk' hükümleri çerçevesinde belirlenir. 3. **İşverenin Kusur Sorumluluğu:** Bu durumda, 5188 sayılı Kanun m. 15'in yarattığı özel (ve kusursuz kabul edilebilecek) sorumluluk rejiminden ziyade, işverenin genel 'kusur sorumluluğu' devreye girer. Mahkeme, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almada bir kusuru olup olmadığını araştırır. İşverenin, görevlinin maruz kaldığı riske karşı (terör saldırısı gibi) gerekli önlemleri (çelik yelek, eğitim, acil durum prosedürleri vb.) alıp almadığı, kusurunun belirlenmesinde önemli rol oynar. 4. **İspat ve Miktar:** Görevli, uğradığı zararı ve işverenin kusurunu ispatlayarak, genel hükümlere göre maddi ve manevi zararının tamamının tazminini talep edebilir. Tazminat miktarı, sözleşmede belirlenmiş bir miktar olmadığı için, mahkeme tarafından hakkaniyete ve zararın boyutuna göre belirlenir. Özetle, sözleşmede hüküm olmaması, kanundan doğan tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, sadece sorumluluğun ve tazminatın belirlenme rejimini genel hükümlere (kusur sorumluluğu ve genel tazminat hukuku) kaydırır.