Bir davalı, cevap süresi geçtikten sonra ıslah yoluyla yetki itirazında bulunabilir mi? Yetki itirazının 'ilk itiraz' olmasının bu duruma etkisi nedir?
Hayır, davalı, cevap süresi geçtikten sonra ıslah yoluyla yetki itirazında bulunamaz. Bunun temel nedeni, yetki itirazının (kesin olmayan yetki hallerinde) bir 'ilk itiraz' olması ve ilk itirazların niteliği gereği ıslahla ileri sürülememesidir. 1. **İlk İtirazların Niteliği:** HMK m. 116'da sayılan ilk itirazlar (kesin olmayan yetki, tahkim itirazı, işbölümü itirazı), davanın esasına girilmesini engelleyen, en başta çözülmesi gereken usuli savunma vasıtalarıdır. Kanun koyucu, bu itirazların yargılamanın başında, cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülerek bir an önce karara bağlanmasını ve yargılamanın bu şekilde sürüncemede kalmamasını amaçlamıştır (HMK m. 117). 2. **Islah Kurumunun Kapsamı:** Islah (HMK m. 176 vd.), tarafların iddia ve savunmalarını genişletme veya değiştirme yasağını (HMK m. 141) ortadan kaldıran bir usul işlemidir. Taraflar, ıslah yoluyla dava sebebini, talep sonucunu, vakıaları değiştirebilirler. Ancak ıslah, 'ilk itirazları' kapsamaz. Çünkü ilk itirazlar, 'savunmanın esasına' ilişkin değil, yargılamanın yürütülmesine ilişkin usuli itirazlardır ve kanun bunların belirli bir sürede (cevap süresi) ileri sürülmesini emretmiştir. 3. **Hak Düşümü:** Cevap süresi içinde ileri sürülmeyen ilk itirazlardan (yetki itirazı dahil) vazgeçilmiş sayılır ve bu hak düşer. Düşmüş olan bir usuli hakkın, ıslah yoluyla yeniden canlandırılması mümkün değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Sonuç olarak, yetki itirazı, ıslahın konusuna girmeyen, cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi zorunlu olan ve süresi geçirildiğinde hakkın düştüğü bir ilk itirazdır. Bu nedenle, davalı cevap süresini kaçırmışsa, sonradan ıslah dilekçesi vererek yetki itirazında bulunamaz. Bu yöndeki bir talep, mahkeme tarafından süre aşımı nedeniyle reddedilmelidir.